Bağımlılık Nedir?
Bağımlılık Nedir?

Birçok psikolog, psikiyatrist ya da psikoterapist bağımlılığı; kişinin tercih maddesini kötüye kullanarak duygularından ve düşüncelerinden kaçma yolu olarak tanımlar. Bu bir anlamda “kendinden kaçma yolu” olarak da kabul edilebilir. Tespit kısmen doğru olsa da alkol bağımlılığı bundan daha karmaşık ve çok yönlü bir sorundur. Yine de “Bağımlılık nedir?” sorusu için kısa, öz ve anlaşılır bir cevap olarak kabul edilebilir.


Bağımlılık ne demek?

Bu noktada, bağımlılığın niteliği üzerinde durmak önemlidir. Genel anlamda bağımlılık farklı maddelere, nesnelere, kişilere veya davranışlara yönelik olabilir. Kişiden kişiye değişebilen bu odaklar; yemek, alışveriş, içki, kumar, uyuşturucu madde, romantik ilişkiler, cinsel birliktelik olabilir. Buradan da anlayabileceğiniz gibi nesneler veya insanlar, kişinin bağımlı zihninin sadece birer göstergesidir.


Bağımlı birey, yaşadığı boşluğu farklı alternatiflerle doldurmaya çalışır. Onu bağımlılığa iten etkenlerden kurtulmak ister ama bu durum çözüm için yeterli değildir. Korku, öfke, ruhsal çatışmalar gibi bağımlılık kaynakları; kişi için düşüncelerinin yol açtığı acıları gidermektedir. Nitekim, zihninde onu bağımlılığa zorlayan saplantılar ve kısır döngüler yer alır. Giderek büyüyen bu boşluk, beraberinde bir yetersizlik duygusu getirir. Kişi iş, sevgili, toplumsal statü, aile bağları gibi dünyevi unsurlarla yetinememeye başlar.


Söz konusu gerçek bir bağımlı ise buna ancak kendisi karar vermeli ve durumu içselleştirmelidir. Çünkü, çoğu zaman bağımlı kimse kendi kendine iyileşemez ve hatta durumu daha da kötüleşebilir. Bağımlı birey, önce kendiyle bağ kurmalı ve bağımlılığını kabul etmelidir. Aksi hâlde, kendini sürekli yineleyen bir döngü içinde bulabilir.


Ne yapmak gerekir?

Konuyla ilgili en doğru yaklaşım bağımlı olunan madde, nesne veya davranışa karşı teşvikin engellenmesidir. Bağımlı birey madde veya alkol bağımlılığı yönünde cesaretlendirilmemelidir. Bu aşamada birey, gerekirse kendi çaresizliğiyle ve bağımlılığıyla baş başa bırakılmalıdır. Çünkü, kişi durumunu kabul etmezse iyileşmesi çok zordur. Öyle ki onu ailesi, sevdiği diğer insanlar ya da iş arkadaşları, yani bunu onunla birlikte yaşayan etrafındaki diğer önemli kimseler bile tedaviye yönlendiremeyebilir.


Öte yandan, kişinin çevresindekilerin de maddeye ulaşımda ona yardım etmemesi önemlidir. Bağımlı kişinin kabul etmesi hâlinde hastaneye yatırılması da etkili bir faktördür. Kişi, tercih maddesinin zararlarından arınmadan zihinsel veya ruhsal iyileşme sürecine başlayamayacaktır. Biraz daha açarsak; bağımlı kişinin hastalığı iki yönde seyreder. Birincisi: Genetik faktörlerden dolayı madde bağımlılığı durumunu sürdürmesiyle ve hep daha fazlasını istemesiyle bedeni zarar görür. İkincisi: Maddeye olan saplantısı ve yaşamda ondan başka bir şey düşünememesi nedeniyle zihni yaralanır.


Kişinin hastanede yatması gerekiyorsa sürecin ardından bağımlılıkla mücadele için psikiyatri, psikoterapi ve sosyal destek olanaklarından yararlanılabilir. Bu dönemde özellikle Adsız Alkolikler ya da Adsız Narkotikler gibi bağımlı bireylerin bir araya geldiği destek kuruluşlarından destek alınabilir. Böylece, bağımlı bireyler durumlarını daha iyi görebilirler. Sonraki dönemde yalnızlık ve anlamsızlık duygusundan kurtulmaya başlarlar. Bunu başarmaları durumunda, yoğun duygularla ve düşüncelerle başa çıkma stratejileri geliştirebilirler.


Bağımlılık türleri nelerdir?

Bağımlılık söz konusu olduğunda yaygın olarak akla uyuşturucu bağımlılığı, madde bağımlılığı, kumar bağımlılığı veya alkol bağımlılığı gelir. Fakat durum günümüzde değişmiş ve bağımlılık türleri artmıştır. İnsanlığın karşılaştığı bu yeni bağımlılık çeşitleri arasından bazıları şunlardır:


Oyun bağımlılığı

Teknoloji bağımlılığı

Akıllı telefon bağımlılığı

İnternet bağımlılığı

Kafein bağımlılığı

Kumar bağımlılığı

Bilgisayar bağımlılığı


Bağımlılık tedavisi nasıl uygulanır?

Unutmamak gerekir ki bağımlılık fizyolojik, manevi ve zihinsel olarak çok boyutlu bir hastalıktır. Bağımlılığın hastalık olarak değerlendirilmesi gerekliliği, bağımlı bireylerin yakınları tarafından iradesizlikle suçlanmaları riskini azaltabilir. Her ne kadar alkol veya madde bağımlısı, tercih maddesi karşısında nihayetinde iradesizse de kendini herkesten daha sert yargılar. Buna bir de çevreden gelen suçlamalar eklendiğinde depresif ruh hâli içine düşebilir.


Her hastalık gibi bağımlığın da bir çaresi vardır. Fakat çözüm, kişinin iyileşmeye olan inancı ve hastalığını kabullenmesiyle mümkün olabilir. Psikiyatrist, psikolog ve ilgili diğer uzmanlardan yardım ve destek alınmadıkça, sosyal çevresi de bireye yardım etmede zorlanacaktır. Tappy mobil uygulamasını indirerek bağımlılık terapisi sunan uzman psikologlara ulaşıp hayatınızda yeni bir sayfa açabilirsiniz.



Yazar hakkında: Klinik Psikolog Arda E. Doğan


Yüksek lisansını, İngilizce olarak Bahçeşehir Üniversitesi’nde tamamladı. Bu dönemde, süresince Fransız Lape Psikiyatri Hastanesi’nde bağımlılık, psikoz ve kişilik örgütlenmeleri üzerine çalıştı. Günümüzde bağımlılık, ilişki sorunları, panik atak ve kaygı bozuklukluları üzerine çalışmakta ve danışanlarına destek vermektedir.


Paylaşmak Güzeldir :)

Paylaş: